Yönlendirme en kolay çözüm gibi görünür ama gönderen doğrulamasını kırar. SPF, DKIM ve DMARC'ın burada ne yaptığını anlatıyoruz.
“Kutuyu Gmail'e yönlendiririm olur biter” — en çok duyulan cümle. Kurulumu gerçekten kolaydır ve ilk günlerde çalışıyor gibi görünür. Sonra postalar teker teker spam klasöründe belirmeye başlar. Sebebi şu.
Bir e-posta size ulaştığında alıcı sunucu, iletinin gerçekten iddia ettiği yerden gelip gelmediğini kontrol eder. Üç mekanizma iş görür:
Yönlendirme, iletiyi yeniden gönderir. Yani Gmail'e ulaşan postayı artık asıl gönderen değil, sizin hosting sunucunuz göndermiştir.
Asıl sinsi kısım burası. Kaynak kutunuza gelen spam de yönlendirilir. Gmail açısından bakıldığında, sizin sunucunuz sürekli spam gönderen bir kaynağa dönüşür. Sunucunun itibarı düştükçe, yönlendirilen meşru postalarınız da spam'e düşmeye başlar. Kartopu gibi büyür.
Yarar, ama tek başına yetmez ve amatörce kurulamaz. SRS zarf üzerindeki gönderen adresini yeniden yazarak SPF'i kurtarır. ARC, yönlendirici sunucunun “ben aldığımda doğrulama geçiyordu” bilgisini imzalayarak zincire ekler. Ama ARC'ın işe yaraması için alıcı tarafın imzalayan sunucuya güvenmesi gerekir — yeni kurulmuş bir sunucunun böyle bir itibarı yoktur ve bunu inşa etmek aylar sürer.
Çünkü ortada yeniden gönderim yok. Bir program posta kutunuza bağlanıp iletiyi okur ve doğrudan Gmail kutunuza yerleştirir. Posta hiçbir zaman internet üzerinden yeniden gönderilmediği için SPF, DKIM ve DMARC kontrolleri devreye girmez. Sonuç: spam riski yok, itibar meselesi yok.
Bir yan faydası daha var: kaynak kutunuzda posta yerinde kalır. Yönlendirmede çoğu yapılandırma iletiyi kaynak kutuda bırakmaz.
Mail Köprü'nün bunu nasıl yaptığını okuyabilirsiniz.